İRADE TERBİYESİ ÜZERİNE





“Hayatımızı şekillendirmek irademizle mümkündür” ve “Hiçbir mutluluk meşakkatsizce elde edilemez.” Bu iki cümleyi kavramak dünyanızı değiştirebilir. Peki, nasıl kavrayacağız ve daha da önemlisi hayatımıza nasıl uygulayacağız? Jules Payat’un “İrade Terbiyesi” kitabı tam da bu noktada devreye giriyor aslında, bizim güzel bir başlangıç yapmamızı teşviklemekle kalmayıp aynı zamanda nasıl yapacağımızı gösteriyor.


Beş ana başlıkla alışkanlık nasıl edinilir, kötü alışkanlıklara nasıl son verilir, bunu inceleyeceğiz;


İlk olarak tefekkür öncesi dönemdir, bu dönemde insan farkına varır, kabullenir. Ve bir amaç belirler. Önemli bir dönemdir çünkü her şey kabullenmeyle başlar. Örneğin şişmanlığı ele alalım, şişman olduğunuzu, sağlıksız beslendiğinizi kabul etmelisiniz. Su içsem yarıyor, ben her halimle güzelim tarzı reddetmeler yerine, evet şişmanım ve bu durum çok sağlıksız demelisiniz.


İkinci süreç tefekkürdür. Bu süreçte insan amacını düşünür, zihni eğitmeye başlar. Zorlu bir süreçtir, çünkü insan beyni konsantre olmakta bazen zorluk çeker. Bu süreç için meditasyon teknikleri mevcuttur, zihni istediğimiz şeyleri düşünme noktasında eğitmemiz gerekir. Örneğin sürekli çikolata yemeği düşünmek yerine, çikolatanın iğrenç bir zehir olduğunu, zeka seviyesini düşürdüğünü, içinde bulunan işlenmiş şekerlerin uyuşturucu ile aynı bağımlılık etkisine sahip olduğunu düşünmemiz gerekir. Araştırma yapıp, bilimsel gerçeklikleri görünce zihniniz düşünme konusunda kendini eğitir. Tefekkürde tesbih kullanılır, amacı ise düşündüğün neyse onu gözle ve ellerle desteklemek, eğer elleriniz ve gözleriniz de düşündüğünüz şeye hizmet ederse konsantrasyonunuz sağlanır. Mesela yazarak düşünmeyi deneyin, odak noktanız sadece düşündükleriniz olur. Sürekli yemek yemeyi düşünen biri, sonunda fiziksel olarak buzdolabını açar ve kendine hakim olamaz. Hepimiz yoğun dönemlerimizde yemek yemeği unutmuşuzdur. Neden? Çünkü yemek yemeği düşünecek vaktimiz olmamıştır. Bu yüzden düşünceni değiştirerek bile acıkmayı erteleyebilirsiniz. Şişmanlık örneği üzerinden gidiyorum fakat bu ders çalışma durumu da olabilir, kafamıza koyduğumuz her şeyi sabır ile yoluna koymamız mümkündür. Tefekkürü iyi araştırıp, zihni eğitmenin yollarına bakabilirsiniz, meditasyon yöntemlerine göz gezdirebilirsiniz.


Üçüncü aşama ise hazırlık aşamasıdır, bu aşamayı kısa tutmakta fayda vardır. Şayet uzun uzuna hazırlanırsak, ertelersek tembellik canavarı bizi ele geçirecektir. Bu aşamada tüm şartları hızlı bir şekilde oluşturun. Eğer çalıştığınız fabrika uygun yemekler çıkartmıyor, sağlıksız yağlar kullanıyorsa hemen bu durumda ne yapacağınızı düşünün, alternatifler oluşturun. Vücudunuzu zihnen ve bedenen bu duruma hazırlayın.

Dördüncü aşama ise harekete geçme aşamasıdır. Yemek yeme alışkanlığınız değiştirmeye, daha sağlıklı olmaya adım attığınız aşamadır. Bu durumda tefekkürünüzü yapmış, her türlü hazırlığı oluşturmuş biri olarak uygulama sizi çok zorlamayacaktır. Vücudunuz sizden artık ben seninle barışmak ve güzel günler geçirmek istiyorum diye can atıyordur, onun bu isteğine cevap verme zamanı geldi. Öncelikle 28 gün uygulamada biraz zorluklar yaşayabilirsiniz, fakat taviz vermez ve iradenize sahip çıkarsanız bu süreçten sonra alışkanlığa dönüşen davranış edineceksiniz. Ben her gün sabahları su içmeden hayata başlayamayan biriyim, mutlaka mesai saatimden önce kalkarım ve kitabımı okurum. Her gün istisnasız kitap okurum ve dil çalışırım. Yeni bir şeyler öğrenmek için videolar izleyip, yolculuk esnasında günümün nasıl geçeceğini veya nasıl geçtiğini düşünürüm. Sürekli yapacak güzel şeyler bulurum, çünkü her gün yeni bir şey öğrenme günü. Bu bana oldukça heyecanlı gelir. Sana bunlar zor gelebilir, fakat hayatını düzene sokmaya bir kere adım atarsan her şey düzelecektir.


Son aşama Muhafaza Etme aşamasıdır. Bu aşama tekrar kötü alışkanlıklara düşmemek için zihnini güzelliklerle meşgul ettiğin ve her zaman bu yeni yaşamın değerini düşünüp şükrettiğin aşamadır.

Yıllar önce kendimi çok kötü hisseden biriydim, sürekli her şey benim başıma geliyor ve neden ben de herkes gibi normal hayat yaşayamıyorum diyordum. Sonra ne kadar kibirli olduğumu anladım, bütün evren seni mutsuz etmek için çalışacak kadar boş değil. Kendini bu kadar önemseme dedim. Hayatıma yön vermeye önce yiyeceklerimi değiştirerek başladım. Bu çok önemli bir süreçtir, abur cuburlar zeka geriliğine yol açar, sizi iradesizleştirir. Bağırsaklar ile beyin arasında çok önemli bağlar vardır. İnsan yapısını inceleyip araştırın, ATP nedir? İnsanın dolaşım sistemleri nasıl çalışır? Bunlar başlangıç için önemlidir, bir televizyon doğru çalışmıyorsa kafasına vurarak çalıştırma olasılığınız düşüktür fakat sistemi çözerseniz, içini kurcalarsanız kolaylıkla nasıl çalışacağını bulabilirsiniz. Tıpkı bizim gibi, farkı yok. Sabah erken uyanamıyorsanız, sürekli oyun oynamak istiyorsanız, ders çalışmanız gerekirken arkadaşlarınızla eğlencelere gidiyorsanız iradenizde ciddi sıkıntılar vardır. İradenin 100 de 100 ü de beslenmekle ilgilidir. Beslenme düzenimi değiştirerek tüm bakış açımı değiştirdim, içimden yeni bir ben çıktı. Yolda taş görsem onun benim için anlam ifade ettiğini düşünüyordum. Bakın fakirlik içinde olan yörelere, doğadalar, doğadan besleniyorlar ve bu yüzden hiçbir şeyleri yokken bile çok mutlular. Ne istiyorsun? diye soru sorun her şeyim var derler. Çünkü gofret ile GDO ile henüz tanışmamışlardır. Toprağa ayakları basar, hayvanlarla iç içedirler. Bu etkenler onları daima mutlu eder.


Şehir hayatı bir farkındalık kazanma yeri olabilir, ihtiyacımız olanı, olmayanı anlayıp doğaya dönüş sağlamak her şeyi daha güzel kılabilir. Yeme düzenimi değiştirdikten sonra kitap okuma alışkanlığı da edindim ve bu olay hayatımı oldukça güzelleştirdi. Yaşadığım her şeyin beni olgunlaştırıp, bana dersler verdiğini düşündüm. Sonrasında her istediğimi yaptım. Hem de hepsini, hatta bazı insanlar bana büyücü dedi, yalnızca doğaya uygun davrandım. Ve şükrettim, dua ettim, hissettim.Hayatıma koymak istediğim her türlü alışkanlığı edinebiliyorum, egzersiz yapmak, erken uyanmak, dil çalışmak, yazı yazmak… Ne isterseniz sahibi olabilirsiniz, sadece tek bir hareketle başlar her şey. Ve tembellik canavarı beyninize sürekli şunu söyler Ne gerek var? Her gün evde kahvaltı yapan bir insan için nehir kıyısına gitmeye gerek yoktur. Fakat bir kere kalkıp o hazzı yaşadığınızda, kendinizi alamayacaksınız. Böyle güzel hayatlar da mümkünmüş, biz yaşamıyormuşuz diyeceksiniz. Hadi önce sağlıklı beslenin sonra da gerisini istediğiniz şekilde planlayın.

Ve son olarak bitkilerin dünyasına girmenizi tavsiye ederim. Örneğin depresyondaysanız sarı kantaron iyi geliyor. Biberiye beyin sağlığına çok iyi bir bitki. Kendi ihtiyacınıza göre yaratıcının size verdiği bu muhteşem bitki dünyasını değerlendirebilirsiniz.


Ayrıca hayvanlarla bağ kurmak, doğayla iç içe olmak çok önemli. Kendinizi iyi hissetmek, aynı zamanda onlara faydalı olmak için hayvanları sevin, onlara mama vermeyi ihmal etmeyin. Her iyilik size fazlasıyla geri döner unutmayın.


Doğaya saygı duyun ve onu besleyin, yere çöp atmak size çok fazla şey kaybettirir. Vicdan mekanizmanızı bozmayın, onu besleyin. Kendinizi sevin çünkü harika bir organizmasınız. Karaciğerinizi dahi anlayın, mükemmel işliyor. Bilimle, ilimle ve sevgiyle kalın.

Saygılarımla,