KAPADOKYA'DA KAMP YAPMAK

Daha önce gidip hayran kaldığım balonlar ülkesine bu kez kamp yapma amaçlı gittim. Bu deneyimi burada paylaşmamın amacı otelde değil de çadırda kalmak isteyenlere yardımcı olmak. Kırıkkale’den saat 14.00 civarı çıkıp yaklaşık iki ile iki buçuk saat arasında Kapadokya’ya vardık. Daha önce ücretsiz bir sürü kamp alanına bakıp, oraya vardığımızda bu alanların pek de güvenli olamayacağına kanaat getirdik ve ücretli kamp alanlarını değerlendirmeye karar verdik. Çok araştırma yapmadan Google’da ilk sırada çıkan Panorama Camping (Swimming Pool) tercihimiz oldu. Önce arayıp rezervasyon yaptırıp, 2 dakika sonra da gidip yerleştik. Ücreti kişi başı 75 tl. Gittiğimiz gün hava şartlarından dolayı balon uçmamış ve bir sonraki günde hava durumuna göre büyük olasılıkla uçmayacaktı. Hava biraz soğuktu 22 Haziran olmasına rağmen üşüdüm. Hava şartlarından ve hafta içi olmasından kaynaklı her yer oldukça sakindi. Kamp alanı; elektrik, su, tuvalet, banyo, seyir balkonu ile tüm ihtiyaçlarımızı karşılamaya yönelik bir alandı. Yurt dışından gelen misafirler bile orada konakladılar ve herkes eşiyle ya da sevgilisiyle gelmişti. Rahatsız olacağımız herhangi bir durum yoktu, güvenilir bir ortamdı. Swimming Pool demesine aldanmayın çünkü kampın havuzu daha inşaat halindeydi, zaten amacımız havuz değil, gözümüzü güzelliklerle beslemek, balonları görmekti. O yüzden havuz olsaydı da kullanmayacaktık.


Çadırımızı kurup market alışverişi ve yemek için kamp alanından ayrıldık. Önce markete gidip çay demlemek için içme suyu aldık. Daha sonra Sedef Restoran adında bir yer gördük hemen içeri girip aç karnımızı doyurmak için oturduk. Menüler ortalama fiyatlarda, ben testide kuzu söyledim 85 tl civarı bir fiyatı vardı, mezeler iyiydi, lezzet olarak 10 üzerinden 8 puan. Temiz ve güler yüzlü garsonları vardı. Oradan çıktıktan sonra hemen kamp alanına geri döndük, rüzgar çoktu ve ben fazla dışarıda duramadım, kamp tüpü ile çay demledik ,iki bardak çay içtim çadırımın içine yerleşip uyumayı denedim. 1 saat sonra rüzgar durdu biraz dışarıda vakit geçirip tekrar uyudum.


Ve mucize…


Güneş doğdu, dün gece esen rüzgar bütün hava şartlarını değiştirdi. Dua ve ümit hep var oldukça hayatta şaşırtıcı olaylar bitmez. Sabah uyandığımda balon sesleri gelmeye başladı. Kendimizi seyir terasına attık ve uçan balonları izlemeye koyulduk. Panorama Camping seyir terasının hemen solunda üzüm bağları var, oraya gitmeyi akıl edip sonra peşimizden diğerlerini de sürükledik, eşsiz bir manzara keşfettik. İnanılmaz özel bir andı ve bu anı hayatım boyunca unutmayacağım. Herkes bize teşekkür etti.


Biraz orada kalıp hemen arabamıza atlayıp balonların indiği Çavuşin denilen yere gittik. İnanılmazdı, çünkü balonlar üzerimize iniyordu ve kendimi masal diyarında hissettim. Bu ana dair paylaştığım fotoğraflardan ne demek istediğimi anlamışsınızdır.

Kapadokya’ya her gittiğimde daha farklı tecrübeler ediniyorum. İlk gittiğimde kalmış olduğum Anatolian House’da sanki mağarada kalmış hissi yaşamıştım. Balonların sesiyle uyanmış ve kapıyı açtığımda inanılmaz güzel bir görselle karşılaşmıştım, o zamanlar ücretsiz olan Aşıklar Tepesine çıkıp bu manzaranın keyfini çıkarmıştım, Göreme Açık Hava müzesini, tarihi yer altı şehirlerini, Uçhisar kalesini gezmiş, tarihini okuyup zamanda yolculuk yapmıştım. Bu gidişimde Kapadokya’da kamp nasıl yapılır diyerek gidip, balonları seyrettim ve Uçhisar Kalesinin revizyona uğramış halini gördüm.


Bir daha ki gittiğimde balona binmek ve at veya deve ile seyahat etmek istiyorum. Hayaller bitmez tükenmez. Mutlaka Kapadokya’ya gitmeden önce eşsiz tarihine göz gezdirin derim. Şayet tarihe göz gezdirmek çok güzel bir manevi atmosfer yaşamanızı, geziden çok daha fazla keyif almanızı sağlıyor. Güzel ülkemin topraklarından neler geldi neler geçti. Bu güzel topraklarda olup da maneviyatından habersiz olmak, tarihini okumamak oldukça büyük bir kayıp.


Şimdilik bu kadar, bir sonra ki rotamı bende bilmiyorum. Bildiğim bir şey var ki her an güzellikleri görebilmek ve dünyamızı güzelleştirmek için elimizden geleni yapmak.


Sağlıcakla kalın.


BİLGE SUKHA