top of page

EVLENMEDEN ÖNCE 2.Yorum



İletişim Olgunluğu


"İnsan insana sohbetin olmadığı yerde, bitmemiş hesaplar vardır."

Sosyal ilişkiler içinde YÜZ'ün baskın olduğu bir hayat yaşayabilirsiniz; ne var ki hayatın anlamını CAN olarak deneyimlersiniz. Bu cümleyi kitaptan direkt olarak sizlere aktardım. İlk yorumu okumayanlar için YÜZ doğamızın sosyal kimliklerimiz, CAN doğamızın ise psikolojik kimlik, insanın birey olarak tekliğini, özünü ifade ettiği kimlik olduğunu dile getirelim.

Evlilik ilişkilerinde CAN doğamızı karşı tarafa gösteririz, buna insanın ihtiyacı vardır. İnsanın YÜZ doğası bazen maskelerle doludur fakat evimizin içine girdiğimizde asıl benliğimizi yaşarız ve buna şahitlik eden eşimizle sağlıklı bir iletişim kurmak çok önemlidir.

Tanıdıklarımız arasında sürekli bir ilişki vardır. Bunlardan biri olaylar, durumlar, konumlar hakkında kişiden bağımsız olarak verilen "içerik mesajları"dır. Bir diğeri ise duygularla dolu "ilişki mesajları"dır.

İlişki mesajlarına dikkat etmek gerekir. Bu mesajlar evliliğin mutlu ve gelişmeye devam etmesini sağlar. Bu mesajları altı şıkta toplayan Doğan Cüceloğlu aslında mutluluğun formülünü de bir nevi bize veriyor. Gelin bunlara bir göz atalım;


  1. Sen varsın; umursadığım, dikkate aldığım bir kişisin.

  2. Seni olduğun gibi kabul ediyorum; sende bir sorun yok, sen doğalsın.

  3. Sen benim için değerlisin, teksin; hiç kimse senin yerini dolduramaz.

  4. Sana güveniyorum; senin potansiyeline, kabiliyetine, karakterine, niyetine güveniyorum.

  5. Sevilmeye layıksın; emek ve zaman vermeye değersin.

  6. Sen hem bir birey olarak bağımsız özgür bir insansın hem de vazgeçilmez bir üyesi olarak benim yaşam ekibime aitsin.


Karşı tarafa bu mesajları verebilmek, evlilikleri bedenden zihne, zihinden gönüle, gönülden tüm varoluşlarına sinen bir anlam kazanır.

İletişim Olgunluğunun Üç Öğesi Vardır;


  1. İletişim kurmadaki niyetinin, amacının farkında olmak ve o amacı nasıl ifade edeceğini bilmek.(zihinsel olgunluk)

  2. Söyleyeceklerini, iletişim kurduğun kişinin gözünden değerlendirerek konuşabilmek. (duygusal olgunluk)

  3. O an içinde bulunulan sosyal ortamı dikkate alarak, nerede, kimlerle, ne zaman, nasıl konuşacağını bilmek. (sosyal olgunluk)

Diğer bir ifadeyle;

"Kendi amacının farkında olmak ve o amacı nasıl ifade edeceğini bilmek, Söylediğinin nasıl anlaşılacağının farkında olmak, Ortamın uygun olup olmadığının fakına varmak."


Korku kültüründe CAN'lar yalnızlığa mahkumdur, böyle ilişkilerde kadın ve erkek bedenen vardır, ama CAN'lar yalnızlık içinde, gergin, bıkkın, asık suratlı, özensiz, kaygılı, umutsuz ve öfkelidir.

Değerler Kültüründe ise CAN'lar yalnızlığa mahkum edilmemiştir. Kadın ve erkek, böyle bir evlilik içinde bedenleriyle, akıllarıyla, duyguları ve ruhlarıyla vardır.

Korku ve Değerler kültürünü de bir önceki yorumda açıkladım. Nasıl ki balık, suyun dışına çıkmadan suyun farkında olamaz, Korku Kültürü içinde doğmuş insan da Korku Kültürü içinde yaşadığının farkında değildir. İnsan farkında olmadığı bir alanda seçimleriyle değişim başlatma gücüne sahip olamaz. Bir kültür şablonundan çıkabilmek için önce içinde yaşanılan o kültür şablonunun farkında olmak gerekir.

Kitapta bir sürü gerçek hayat hikayelerine yer veren Doğan Cüceloğlu, beni çok derinden etkiledi. Çünkü hikayeler tam da bizlere evliliğin gelebileceği noktaları gösteriyor, ilham veriyor. Doğan Cüceloğlu "SAVAŞÇI" adlı kitabında Kızılderili bilge olan Don Juan'ın bir sözünü bizimle paylaşıyor; "Ölümünün bilincine varmamış insan yaşamının anlamını kavrayamaz" Eşini her an kaybedeceğinin farkında olmayan da onun varlığının değerini anlayamaz.


Türkiye'de mutlu evlilikler üzerine yapılan bir çalışmada yedi özellik dikkati çekiyor;

  1. Doğru kişi ile evli olduklarını düşünüyorlar ve evliliklerine bakışları olumlu;

  2. Birbirlerinin farklı taraflarını kabul ediyor ve bu farklılıkları yönetmeyi biliyorlar;

  3. Aralarında nasıl tartışacaklarını biliyorlar; birbirlerini incitmeden tartışabiliyorlar;

  4. Aralarında küs kalmıyorlar;

  5. Birbirlerini çekici buluyorlar ve cinsel hayatlarını devam ettiriyorlar;

  6. Şu altı alanda çıkan sorunlarda, aralarında konuşup uzlaşabiliyorlar;

  • Aileler arası ilişkinin nasıl olacağı,

  • Cinsel yaşamın sıklığı ve içeriği,

  • Çocukların eğitiminin nasıl yapılacağı,

  • Eve giren paranın nasıl yönetileceği,

  • Ev işlerinin kimler tarafından ve nasıl yapılacağı,

  • Boş zamanların nasıl geçirileceği;


7. Arkadaşlıkları iyi. Mutlu çiftler eşleriyle beraber olmaktan kaçmıyorlar; aksine beraber olmaktan hoşlanıyorlar.

Yedi özelliğine baktığımız zaman eşlerin iletişim olgunluğuna sahip olduğunu ve ilişkilerinde birbirlerine önem verdiklerini, güvendiklerini, birbirlerini farklarıyla oldukları gibi kabul ettiklerini, sevdiklerini ve saydıklarını görüyoruz.


Evlenmeden önce müstakbel eşlerin iletişim olgunluğu kazanmaları çok önemlidir. İletişim olgunluğunun üç öğesi vardır;

  1. İletişim kurma amacının farkında olmak ve amacı nasıl ifade edeceğini bilmek;

  2. Söyleyeceklerini, iletişim kurduğu kişinin gözünden değerlendirerek konuşmak;

  3. O an içinde bulunulan sosyal ortamı dikkate alarak, nerede, ne zaman, nasıl konuşacağını bilmek.


Evliliğe Anlam Veren Çerçeve

Evliliğin temel gereksinimlerinden birisi de eşlerin birbirine duydukları güven duygusudur. İnsanlar güven duymadıkları bir ilişkide kendilerini karşı tarafa açmazlar, saklarlar.

Evlenmeden ortak değerlerinizi keşfetmeniz önemlidir. Çiftlerden biri sade, öbürü gösterişli bir yaşam peşindeyse, ne kadar iyi iletişim kurarlarsa kursunlar, mutlaka iletişim sorunu yaşarlar. İnsanın bir anlam penceresi vardır, gördüklerini o pencereden bakarak gördükleri için aynı şeye bakan iki insan farklı anlamlar çıkarabilir. Bunun farkında olmak lazım. Ve yaşam önceliklerini evlenmeden önce konuşmak lazım. Eşler arasında temel inanç ve değerler konusunda uyum, evliliğin en önemli öğesidir.


"HAYATTA KALMAK" ile "HAYATI YAŞAMAK" arasında bir fark görüyor musunuz? Görmüyorsanız değerler sizi ilgilendirmez; siz Korku Kültürü'nün şablonuyla yolunuza devam edebilirsiniz. Ama, "Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine" diyorsanız o zaman hem kendi değerlerinizi hem de birlikte yaşamayı seçtiğiniz kişinin değerlerini bilmek, bunların üstünde konuşmak, sohbet etmek ve anlaşmak durumundasınız.

Doğan Cüceloğlu'nun bir önerisi var, müstakbel eşlerin birbirlerini keşfetmeleri için dört konu belirtmiş.

  1. Kaygılarımız; çekinmeden gelecekle ilgili kaygılarınızı paylaşın, hatta bir liste oluşturun ve sonra bu listeyi çözümlemeye çalışın.

  2. Beklentileriniz; öncelikle evlilikten beklentilerinizin farkında olun ve bu beklentilerinizi açık açık partnerinizle paylaşın.

  3. Değerleriniz; Unutmayın, sizin ve eşinizin pusulası aynı kuzeyi göstermiyorsa, yaşam yolculuğunuzda tartışma ve çatışmalar kaçınılmaz olacaktır.

  4. Kurallarınız; Değerlerinizi koruyacak ve korunduğunu gözlemleme fırsatı yaşatacak kurallarınızı konuşun.


Ben Değerleri Sorun Yaratır, Biz Değerleri Sorun Çözer

İnsanlar, diğer insanlara yaptığı hizmet içinde gelişir ve olgunlaşır.

Bu bölümde Cüceloğlu gerçek yaşam öyküleriyle bize ilham veriyor. Evlilik, bir çiçekçi dükkanı gibi size farklı olanaklar sunar; çiçeklerden nasıl bir buket yaratacağınız size kalmış. Sevmek yüce bir değerdir ve seven kişi sevdiği kişinin gelişmesi ve mutlu olması için hiçbir karşılık beklemeden emek ve zaman verir.

"Sevmek" ve "Kıskanmak" ayrı kavramlardır; Denetim Odaklı Korku Kültürü içinde büyüyen biri eşini kıskanmayı sevgi olarak yorumlayabilir ve bu tür bir yorum evliliği cehennem hayatına çevirmeye yeter. Can cana evlilikte güven vardır ve kıskançlık sarmaşığı, kökleri beslenmediği için güçlenip gelişemez.


Evlilik daha uzun ve sağlıklı yaşamanın sırrıdır. Sağlıklı iletişim ve karşı tarafın isteklerini, değerlerini, arzularını bilmek, ilişkiyi bir çiçek yetiştirir gibi özenle, emek vererek yetiştirmek gerekir.

Olgun anne-baba, çocuğunun iletişim olgunluğu kazanmasına önem verir. Çocuk, onlarla kurduğu sohbet aracılığıyla, kendisinin ne söylemek istediğini keşfetmesinin önemli olduğunu anlar. Sadece bu yetmez; söylediğinin karşıdaki tarafından nasıl anlaşıldığını da önemsemesi gerekir. Yani ağzından çıkan lafı kulağının duyması önemlidir. Tabii her konu her ortamda her insanla konuşulmaz. Kiminle neyi, nerede, ne zaman, niçin ve ne kadar süre konuşacağını da öğrenmelidir.

Çocuk doğduğu andan itibaren yaşadığı aile onu hayata hazırlar. Anlamlı, coşkulu ve güçlü bir yaşam bir ekip işidir ve kişinin evlendiği kişi onun yaşam ekibinin en önemli üyesidir. Seçimlerimizde ailelerimizle şekillenir. Yani evlilik hayatı da temelde yetiştiğimiz aile ile çok yakından ilişkilidir. Bu yüzden ailede başlayan sağlıklı iletişim tüm hayatımızı etkiler, aynı şekilde ailede başlayan sağlıksız ilişki de tüm hayatımızı etkiler.


Keyifli Okumalar


SÜMEYYE AKARSU YURDUSEVEN

Comments


bottom of page